Post Image

Saat Bakımı Nasıl Yapılır?


Kullandığınız kol saati ister pilli ister otomatik olsun, düzenli çalışması için periyodik bakım yaptırmanız çok önemlidir. Bazı saat markaları çok uygun fiyatlara satılırken, saatlerin kalitesi arttıkça saat fiyatları da milyon dolar seviyelerine yükselmektedir.

Kol saatiniz ister lüks bir markaya, isterse uygun fiyatlı bir moda markasına ait olsun, gerektiği gibi çalışması için belirli aralıklarda bakımlar yapmak ve özen göstermek gerekmektedir.

Örneğin Rolex gibi lüks ve otomatik kol saatlerini bakım yapmanın önemi çok çok önemlidir. Özellikle otomatik saatler çok fazla parçadan oluşur ve birlikte çalışmak üzere minik bileşenler içerir. Tüm bu unsurlara sahip olan saatlere bakım yapmak çok önemlidir. En güzel yanı ise, saatinize bakım yapmak için nasıl çalıştığını bilmeniz gerekmez. Teknik detayları bilmek elbette avantajdır ancak, biraz dikkatli olmak ve saat bakımı yapmanızı kolaylaştıracak birkaç kurala uymak, saatinizin ömrünün çok uzun olacağını garanti eder.


Saat Bakımı Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler

1. Otomatik ve Mekanik Saatlerin Bakımı

Saat bakımı konusunun en tartışmalı noktası, otomatik ve mekanik saatlerin bakımıdır. Bu iki saat modeli arasında çeşitli argümanlar mevcut. Bazı insanlar otomatik veya mekanik saatin, sürekli olarak giyilerek ya da bir saat sarıcıya yerleştirerek sürekli olarak çalıştırılması gerektiğini söylerler. Bunun nedeni, iç yağlarının sürekli olarak dolaşımda olması gerektiğini savunarak açıklarlar. Diğer tarafta ise, saati kullanmadığınız zamanlarda saatin hareketsiz olarak kalmasının, saate herhangi bir zarar vermediğini düşünüyor.

Aslında kısmen iki tarafında söylediği doğru. Her gün, ya da aralıklarla taktığınız saati kurmanıza gerek yoktur. Ancak uzun aralıklarla kullanmadığınız bir otomatik saatiniz varsa, ayda bir kez ya da zaman zaman belirli aralıklarla kurmanızda fayda vardır.

Otomatik saatlerin bakımında birçok parametre vardır. Modern ve son teknoloji bir saatiniz varsa, sürekli olarak kurmaktan ziyade, sıcaklık ya da soğukluktan etkilenen sentetik yağlara sahip olması muhtemeldir. O yüzden bu saatlerin bakımında, hareket etmesinden çok rutin olarak yağlanması daha doğru olacaktır.

Tüm bunlara ek olarak saatin komplikasyonları da oldukça önemlidir. Nispeten, klasik, ekstra özellikleri olmayan bir saatin bir süre durdurulup, yeniden başlatılması çok önemli değildir. Sadece saati kolunuza takarsınız ve otomatik saatse çalışmaya başlar, kurmalı saat ise tepe düğmesini çevirirsiniz. Ancak, saatinizin kalıcı bir takvim veya ayın evreleri karmaşık komplikasyonları varsa sürekli çalışır durumda olmalı. Bu özellikleri sıfırlamak çok daha büyük zorluklar meydana getirebilir.


2. Saatinizi Temiz Tutun

Saatinizi olabildiğince temiz tutmak yapabileceğiniz en önemli ve en basit saat bakım yöntemlerinden biridir. Kol saatinizi temiz tutmak, saatin iyi görünmesini sağlamasının yanında, kasasının içine giren kirlerin mekanizmaya zarar vermesini de engeller.

Kol saatinizi temizlemenin en iyi yolu saatin su geçirmezlik seviyesine bağlıdır. 30 metrelik su geçirmezliğe sahip ise, yumuşak ve hafif nemli bir bezle temizlemek en iyisidir. Yumuşak kıllı diş macunu da kullanılabilir ve bu sayede kordon araları da daha ayrıntılı temizlenmiş olur. Eğer 100 metre su geçirmezlik özelliğine sahip profesyonel bir dalış saati ise, suya tamamen batırabilirsiniz.

Su ile temizlik yaparken dikkat edilmesi gereken en önemli şey, sıcak sudan uzak tutmaktır. Eğer sıcak suya batırırsanız saatin contaları zarar görebilir. Ek olarak saat deri kayışlı ise hiç ıslanmamasını sağlamalısınız. Su ile temas eden deri kayış zarar görebilir ve malzemeyi zayıflatır. Ayrıca, sabunlu su kullanmayın. Sabun kılçıkları satin en küçük noktalarına girebilir ve eriyen sabun mekanizmaya zarar verebilir. Son olarak saatinizi iz bırakmayan bir bez ile kurulayın.


3. Saatin Sınırlarını Bilin

Bir önceki maddede saatin su geçirmezlik derecesine göre tavsiyeler verdik. Buna rağmen saatinizin gerçek dayanıklılığını bilmeli ve ötesine geçmemeye özen göstermelisiniz. 30 metre su geçirmezlik seviyesinde bir saat, sadece el yüz yıkamaya karşı dayanıklıdır. Örneğin bulaşık yıkarken çıkarmak iyi bir fikir olacaktır. 50 metre su geçirmezlik derecesine sahip bir saat ise havuzda güvenle kullanılabilir. 100 metreye dayanıklı bir saat ile denizde yüzebilir ve sığı dalışlar yapabilirsiniz, ancak gerçekten tam teçhizatlı dalış yapma gibi bir planınız varsa, 200 ya da 300 metreye kadar su geçirmezlik derecesi olan saatler kullanmaya özen göstermelisiniz.

Ayrıca, su geçirmezlik özelliği olan saatlerin üretim yıllarını bilmekte fayda vardır. Bir saat ilk üretildiği anda yüksek su geçirmezlik derecesine sahiptir ancak, zamanla bu özelliğini kaybedebilir. Böyle durumlarda en azından saatin contalarının değiştirilmesi gerekir. Bu işlemin yetkili serviste yapılması ve conta değişiminden sonra basınç testinin yapılması önemlidir. Yetkili servisler bu işlemleri kolayca yapabilirler ve oldukça ucuz bir işlemdir. Saatin maruz kalacağı şiddetli darbeler özellikle kronun etrafındaki contaları etkileyebileceği için bu işlemleri yıllık olarak yapmak doğru bir işlem olacaktır.


4. Mıknatıslardan Kaçının

Güçlü manyetik alanlar (mıknatıslar), saatlerin en büyük düşmanlarından olmuştur. Buzdolabı kapısı, ses hoparlörleri veya yalnızca bir radyo çalar saat gibi görece küçük bir kaynak bile kol saatinizin performansını önemli ölçüde etkileyebilir. Bazı durumlarda ise çok daha büyük güç kaynakları saatin mekanizmasındaki bileşenleri bükerek ciddi zararlar verebilir.

Son yıllarda saat firmaları bu sorunun önüne geçmek için bir dizi önlemler almaya çalıştılar. Bu etkilere karşı koymak için özel olarak tasarlanmış silikon gibi manyetik alandan etkilenmeyecek malzemelerden parçalarla birkaç model üretildi. Omega‘nın 15.000 gauss veya daha fazlasına dayanabilen modeli buna örnektir. Böyle modern saat teknolojisinin kullanılmadığı daha yaşlı saat modelleri ise, manyetik alanlara karşı yüksek duyarlılığa sahiptir. Bu nedenle otomatik, mekanik ya da pilli olsun, eski teknoloji ile üretilen bir saatiniz varsa, mekanik alanlardan mümkün oldukça uzak durmak, saatinizin ömrünü uzatıp zarar görmesini engelleyecektir.

Deneyimli saat tamir merkezleri, saatinizi manyetik alanların etkisinden arındırabilir. Ancak etki şiddetli ise, bileşenleri değişmesi ve mekanizmanın komple elden geçirilmesi gerekebilir.


5. Kaçınılması Gereken Diğer Şeyler

Güçlü ve doğrudan temas edecek güneş ışığı saatin renklerinin solmasına neden olabilir. Bunun en güzel örneğini eski saatlerde gözlemleyebilirsiniz. Tabi bu sizin için bir sorun değilse başka. Ayrıca, pilli bir saat kullanıyorsanız, yüksek sıcaklık pil ömrünü kısaltır.

Dikkat edilmesi gereken bir diğer faktör, kimyasalların saatinize etkisidir. Saatinizde deri kayış kullanıyorsanız, bileklerinize parfüm veya kolonya sıkarken dikkat etmelisiniz. Bu ürünler aynı zamanda kaplamalı saatler için de oldukça tehlikedir. Bu ürünler saatin rengini attırabilir.


6. Saatinizi Periyoduk Aralıklarla Servise Bırakmayı İhmal Etmeyin

Saatinizin kusursuz şekilde çalışmasını sağlamanın en önemli yolu, gerekli periyotlarla servis bakımlarını yaptırmaktır. Lüks saatler için biraz pahalı bir olay olsa da, tıpkı arabalardaki gibi doğru zamanlarda yapılacak bakım, saatin ömrüne ömür katacaktır.

Yeni bir saat ise üç ile beş yıl arasında yapılacak bakımlar yeteli olacaktır. Daha eski bir saat ise her yıl servise götürmekte fayda var.


BENZER YAZILAR

Bir cevap yazın