Post Image

LVMH Group Bünyesindeki Lüks Saat Markaları Baselworld’den Ayrıldı


Paris merkezli LVMH Grubunun bünyesinde bulunan (Tag Heuer, Hublot, Zenith ve Bulgari) lüks saat markaları ve kronometreler Baselworld ile bağlarını kopardı. Şirket bünyesinde bulunan markaların bu kararı alması, Rolex, Tudor, Patek Philippe,Chopard ve Chanel’in Baselworld’den ayrıldığını ilan etmesinden bir kaç gün sonra almıştır.

LVMH’nin bünyesindeki üretici saat markaları bir üre Baselworld fuarlarında sergilenmemiş olsa da, dünyanın en önemli üreticileri arasındadır. Bu lüks saat markaları, Basel’de düzenlenen kol saati fuarına katılan konuklar için her zaman en önemli cazibe merkezi olmuşlardır. Saat üreticileri ve Baselworld organizasyonu arasında sorunlar bir süredir devam ediyordu ve 2020 yılında tüm dünyada başlayan salgın sonucu organizasyon kendisi kapanmış oldu.

Baselworld’ü işleten şirket büyük ekonomik kayıplarla karşı karşıya kaldı. Dünyada emsali olmayan bu durum karşısında şirketin tutumu ne olacağı belli değil, ancak görünüşe göre katılımcıların ödedikleri ücretleri tamamen iade etmemeyi tercih ettiler. Daha sonra katılımcılara Baselworld 2020’nin Ocak 2021’de yeniden planlanacağı açıklandı. Görünüşe göre Baselworld için tahsil edilen ücretler yedek bir etkinlik için kullanılacak.

Baselworld ve saat markaları arasında katılımcılar ve dolayısıyla müşteriler konusunda oluşan anlaşmazlığın doğası belirsiz bir durumda, ancak sorun çoğunlukla para ile ilgili. Ortak görüş, Baselworld’e katılmanın maliyeti ve oluşan rahatsızlık nedeniyle, orada olmak için yapılan yatırımın geri dönüşünün zor olduğu. Modern zamanlarda iş yapmanın bir çok alternatif yolu olduğu için bir çok insan Baselword’ü katkısız görüyor. Saat üreticileri yıllarca Baselworld’den fiyatlarını düşürmesini ve seçkin konukların katılımı için fuara cazibe katmalarını istedi. Gerçekten çaba sarfedilmedi, tüm girişimler çok az az oldu ve olanlar da çok geç kaldı.

Baselword’e son zamanlarda vurulan en büyük darbe, iki yıl önce Swatch Group bünyesinde olan saat markalarının Baselworld’e katılmama kararı alması ve perakendeciler ile Zürih’te kendi ofislerinde buluşmaya karar vermeleridir. Bu olaydan sonra, bir zamanlar yenilmez olan Baselworld popüleritesi giderek azalmıştır. Baselword ilk büyük çatlağını Richemont Grubu’nun bazı saat üreticileri ile beraber Cenevre’de SIHH olarak bilinen alternatif lüks saat ticaret fuarını kurmak için ayrılması ile yaşamıştı. Son aylarda SIHH, Watches & Wonder Geneva olarak yeniden adlandırıldı ve genel olarak Baselworld ile çalışan markaları yavaş yavaş bünyesine katıyordu.

Rolex, Tudor, Patek Philippe, Chopard ve Chanel artık Cenevre ekibine katılıyorlar. Watch & Wonders Geneva, yepyeni bir saat ticaret fuarı etkinliğini organize edecek. LVMH’da açıkça Cenevre’de yapılacak etkinliğe katılacaktır, ancak henüz nerende ve nasıl olacağı henüz henüz net değil.

Rolex ve Patek Philippe saat markalarının alıcıları LVMH Grubu’nun markaları ilede ilgilencek potansiyel alıcılardı. İşin özünde Rolex ve Patek Philippe’in saatlerini almak isteyecek insanlar Hublot, Tag Heuer, Bulgari ve Zenith markaları ile de ilgilecek kişilerdi. LVMH Grubu için Baselworld bir çok potansiyel alıcı ile buluşmak için cazibe merkezi olmasına rağmen, lüks saat markalarının çekilmesinden sonra doğal olarak saat tutkunlarının katılmayacağından endişe duyuyor.

LVMH aslında oldukça lüks bir marka pazarlaması yapıyor, bu davranıştan şirket hissedararının şikayet etmesi zor. LVMH Baselworld’e ”biz Louis Vuitton ile beraber dünyanın en tanınmış lüks şirketlerinden biriyiz” diyor. İmajımıza saygı duymalısınız, çünkü imaj bizim ürünümüzdür. Baselworld’e katılmak bizim için doğru bir yaklaşım değil. Baselworld eğlenceliydi ancak bugün sizinle çalışmak imajımıza bir şey katmıyor. LVMH saat markaları, imajlarını, müşterileriyle ve medya ile ilişkilerini korumak için Baselworld’den çekilmeli”. Baselworld için çok kötü bir durum olduğu gerçek. Ayrılan markalar geçen yıldan bu yana domino etkisi yarattı. Önemli insanları ikna etmek artık çok daha zor.

Herkesin merak ettiği en önemli konulardan birisi, yeni müşterilere ve medyaya ulaşmak için Baselworld’e bel bağlayan düzinelerce küçük saat markasının ne olacağı. Baselworld bugün lüks markalarının neredeyse hepsini kaybetti. Daha küçük markalar için şovu devam ettirip ettirmeyeceği belli değil. Aslında sadece bu markalar ile bile Baselworld oldukça büyük bir organizasyon olmaya devam edebilir.

Başka bir seçenekte Baselworld’ün Zürihe taşınmasıdır. Burada Swatch Group’un girişimine karşı koyabilir ve aynı zamanda Swatch Group için şehre gelen perakendeciler Baselworld içinde bir seçenek olabilir.

LVHM ve lüks saat markalarının hemen hepsi genel olarak benzer sonuçlara varmışlar gibi. Baselworld gibi büyük bir fuar etkinliğine katılmayıp, hem de daha küçük yerel etkinlikler için dünyayı dolaşmak zorunda değiller. Baselworld gibi sektörün kalbi olan bir fuar etkinliğine katılmamanın saat dünyası için oldukça karmaşık etkileri olacaktır. ancak muhtemelen bu saat markalarının hepsi bir kaç yıl içinde ürünlerini sergileyeceği yeni şovlar bulacaktır. Aynı zamanda Baselworld’ün yüksek bütçesinden kurtulan markalar, bu bütçeyi kolayca saat medyası ve pazarlama için kullanacaktır.

Lüks saat markalarının, yeni ürünlerini perakendecilere, saat tutkunlarına, medyaya ve en önemlisi birbirlerine gösterebileceği yeni organizasyonların oluşması için birkaç yıl beklememiz gerekecek. Saat Grupları bünyesinde bulunan üretici markalar kendi organizasyonlarını oluşturacak.

BENZER YAZILAR

Bir cevap yazın